Aleviler Neden 12 Gün Oruç Tutar ?

Berk

New member
Aleviler Neden 12 Gün Oruç Tutar?

Alevilik, İslam’ın bir mezhebi olarak kabul edilen ancak inançları, ritüelleri ve yaşam biçimiyle farklılık gösteren bir inanç sistemidir. Alevilerin ibadet biçimleri arasında yer alan oruç, toplumsal ve dini yaşamın önemli bir parçasıdır. Ancak, Alevilerin oruç tutma şekli, diğer İslam mezheplerinden farklılık gösterir. Aleviler, Ramazan orucundan ziyade, belirli dönemlerde 12 gün süren oruç tutarlar. Bu geleneksel oruç tutma biçiminin arkasındaki anlam ve sebepler, Alevilik inanç sistemine özgü derin bir tarihe ve sembolizme dayanır.

Alevilikte Oruç ve Anlamı

Alevilikte oruç tutmanın birçok farklı anlamı bulunmaktadır. Temelde, oruç tutma, kişinin nefsini terbiye etmesi, kötü alışkanlıklarından arınması ve daha derin bir manevi arınma sürecine girmesi olarak kabul edilir. Alevilerin tutmuş olduğu 12 günlük oruç ise, hem bireysel hem de toplumsal bir arınma süreci olarak değerlendirilir. Aleviler, oruçla birlikte çeşitli ibadetler gerçekleştirir ve ruhani bir yükselişe ulaşmayı hedeflerler.

Alevilikte, oruç tutma süresi genellikle Muharrem ayında başlar ve 12 gün sürer. Bu süre, sadece fizyolojik bir oruç olmanın ötesinde, bir nevi manevi bir yolculuktur. Her bir günün kendine özgü bir anlamı ve ritüeli vardır. Bu süre zarfında Aleviler, dünyanın ve insanlığın derin sorunlarını düşünür, huzur ve barışı arar, aynı zamanda toplumda birliğin sağlanmasına yönelik dua ederler.

Aleviler Neden 12 Gün Oruç Tutar?

Aleviler için 12 günlük oruç, İmam Hüseyin'in Kerbela’daki şehadetiyle bağlantılıdır. İmam Hüseyin’in 12 gün süren Kerbela yolculuğu ve sonunda şehit edilmesi, Alevi inanç sisteminin temel taşlarından birini oluşturur. Aleviler, İmam Hüseyin’i ve onun mücadelesini anarken, aynı zamanda bu süreyi bir özdeşleşme ve hatırlama aracı olarak kullanırlar. Bu oruç, hem İmam Hüseyin’in hem de Aleviliğin tarihinde derin bir yer tutan Kerbela olayının ruhani anlamını yaşatma çabasıdır.

Kerbela olayının ardından İmam Hüseyin ve onun yanındaki diğer müminlerin yaşadığı acıları ve zorlukları hatırlamak, Alevilerin toplumsal ve bireysel sorumluluklarını yerine getirme noktasında önemli bir motivasyon kaynağıdır. Oruç, aynı zamanda toplumu bir araya getiren bir araçtır. Aleviler, bu dönemde bir arada dua eder ve manevi anlamda bir arınma yolculuğuna çıkarlar.

Alevilerde Oruç Tutmanın Sosyal Boyutu

Alevilerin 12 gün süren oruç tutma geleneği, sadece bireysel bir arınma süreci değil, aynı zamanda toplumsal bir dayanışma biçimidir. Oruç, Alevi toplumu içinde birliği güçlendiren, ortak bir amaca hizmet eden bir faaliyet olarak görülür. Bu dönemde yapılan dua ve ibadetler, toplumu birleştirir ve birlik duygusunu pekiştirir.

Oruç, aynı zamanda Alevilerin sosyal dayanışma içinde olmalarını ve bir arada daha güçlü bir şekilde varlıklarını sürdürmelerini sağlayan bir ibadet biçimidir. Aleviler, oruç tuttukları süre zarfında birbirlerine maddi ve manevi destekte bulunurlar. Alevi cemevi ve derneklerinde düzenlenen etkinlikler, toplumsal bir bütünleşmeyi teşvik eder. Oruç, hem kişisel hem de toplumsal bir arınma olarak algılanır.

Aleviler Neden Diğer İslam Mezheplerinden Farklı Oruç Tutar?

Aleviliğin diğer İslam mezheplerinden farklı bir oruç geleneği vardır. İslam’ın genelde tanıdığı Ramazan orucu yerine, Aleviler kendi inanç sistemine ve tarihi geçmişlerine uygun olarak farklı bir oruç süreci uygularlar. Bu farklılık, Aleviliğin kendi kimliğini ve bağımsızlığını inşa etmesine olanak sağlar.

Ramazan ayında oruç tutmanın Alevi inançlarıyla örtüşmeyen bazı yönleri bulunmaktadır. Aleviler, Ramazan orucunun toplumsal düzeydeki baskılarla ve şekilcilikle ilişkilendirildiğini düşünürler. Bu nedenle, Alevilikte oruç, manevi bir temizlik ve kişisel bir yolculuk olarak kabul edilir. 12 günlük oruç, bireysel arınma ve manevi yükselişin bir simgesi olup, Alevilikteki özgün inanç ve ritüellere daha uygun bir biçim olarak görülür.

Alevilerde Oruç ve Kerbela Bağlantısı

Alevilerin 12 günlük oruçlarının temelinde, Kerbela olayının derin izleri vardır. İmam Hüseyin’in, zalim yöneticilere karşı verdiği mücadele ve şehadeti, Alevilerin manevi yaşamında önemli bir yer tutar. Aleviler, bu oruçla birlikte İmam Hüseyin’in Kerbela’daki mücadelesini hatırlayarak, zulme karşı duruşlarını pekiştirir ve adaletin savunucusu olurlar.

Kerbela’daki acıların hatırlanması, sadece bir tarihsel anımsama değil, aynı zamanda Alevilerin günlük yaşamlarına dair de önemli bir mesaj taşır. Bu oruç dönemi, adalet, eşitlik ve barış gibi kavramların vurgulanmasında önemli bir rol oynar.

12 Günlük Oruç Sürecinin Manevi Anlamı

Aleviler için 12 gün süren oruç, sadece bir fiziksel açlık süreci değil, aynı zamanda manevi bir yolculuktur. Oruç tutan Aleviler, bu süre boyunca kötü alışkanlıklarından arınmak, nefsini terbiye etmek ve ruhsal bir derinlik kazanmak amacı güderler. Oruç, kişisel bir sorumluluk ve kendi içsel dünyasında bir yenilenme anlamına gelir.

Bu süreç, aynı zamanda toplumsal sorunların düşünülmesine, dünyada barış ve huzurun sağlanması için dua edilmesine olanak tanır. Alevi inançları, bireysel ve toplumsal bir arınma ve huzur süreci olarak, oruç tutmayı bir tür manevi yolculuk olarak kabul eder. Alevilerin oruç tutma geleneği, aynı zamanda onlar için bir kimlik oluşturur ve bu kimlik, toplumsal hafızada kalıcı bir iz bırakır.

Sonuç

Alevilerin 12 gün oruç tutma geleneği, hem dini hem de toplumsal açıdan büyük bir öneme sahiptir. İmam Hüseyin’in Kerbela’daki şehadeti, Alevi orucunun manevi temelini oluşturur. Aleviler, oruç tutarak hem bireysel bir arınma sürecine girer hem de toplumsal bir dayanışma sergilerler. Oruç, aynı zamanda Aleviliğin diğer İslam mezheplerinden farklı bir kimlik geliştirmesinin ve özgün ibadet ritüelleri oluşturmasının önemli bir ifadesidir.