ABD'de başkanı kim seçer ?

Aylin

New member
ABD’de Başkanı Kim Seçer? Gerçek Güç Kimin Elinde?

Herkese merhaba, bugünkü konumuz ABD başkanının kim tarafından seçildiği! Bu konu gerçekten kafaları karıştıran ve bir o kadar da tartışmalı bir mesele. Hadi itiraf edelim, hepimiz demokrasinin ta kendisi olarak bildiğimiz ABD’nin başkanını halkın seçtiğini düşünüyoruz, değil mi? Ama gerçekler biraz daha karmaşık. Bu yazıda, ABD başkanının kim tarafından seçildiğini sorgularken, bu sürecin zayıf noktalarına, eksikliklerine ve aslında temelde neyin yanlış olduğuna odaklanacağım. Hem de tamamen cesur bir şekilde!

Halkın Oyları mı, Seçicilerin Kararları mı?

Bildiğiniz gibi, ABD’de başkanlık seçimlerinde, halkın oyları doğrudan başkanı seçmek için kullanılmaz. Bunun yerine, “Seçici Kurul” (Electoral College) devreye girer. Yani aslında başkan halkın oylarıyla değil, seçicilerin belirlediği bir sistemle seçilir. Bu durum, başkanlık seçimlerinde yaşanan en büyük tartışmalardan biri. Bu nasıl olur da demokrasinin "gerçek" anlamını taşıyabilir?

Şu an bile, 2000 seçimlerinde George W. Bush’un Al Gore’dan popüler oyda daha düşük oy almasına rağmen başkan seçilmesini hatırlayalım. Ya da 2016 seçiminde Donald Trump’ın, popüler oyda kaybetmesine rağmen Seçici Kurul’un desteğiyle kazanmasını… Bu seçimler, aslında halkın sesinin tam olarak duyulmadığına dair ciddi bir soru işareti bırakıyor. Bunu görmezden gelemeyiz.

Erkekler ve Kadınlar: Farklı Perspektifler, Farklı Eleştiriler

Peki, bu sistemi nasıl değerlendirebiliriz? Erkeklerin genellikle çözüm odaklı, stratejik düşünme eğiliminde olduklarını göz önünde bulundurursak, çoğu erkek bu sistemi "mantıklı" bulabilir. Seçici Kurul, her eyaletin siyasi ağırlığını belirleyerek, büyük şehirlerin ve büyük devletlerin aşırı baskın olmasının önüne geçmeyi amaçlıyor olabilir. "Sistemi değiştirmek, daha demokratik hale getirmek gerekir mi?" sorusu, genellikle erkekler tarafından daha pragmatik bir açıdan ele alınır. Erkekler, büyük ihtimalle, "Evet, sistemde bazı aksaklıklar olabilir ama bir şeyleri değiştirmek, ciddi bir iş ve uzun vadede büyük bir değişim gerektirir" diyebilirler. Bu bakış açısı, sorunları stratejik bir bakış açısıyla ele almayı içerir.

Öte yandan, kadınlar genellikle daha empatik ve insan odaklı bir perspektif sunarlar. Bu durumda, kadınlar için, seçici kurulun halkın oylarını göz ardı etmesi ve bazı eyaletlerin politik ağırlığının fazla olması, demokratik değerlerle çelişiyor olabilir. Kadınların bakış açısı, belki de "Her bireyin sesi önemlidir" diyerek, halkın doğrudan katılımını ve daha şeffaf bir seçim sürecini savunacaktır. Kadınlar, genellikle toplumun geniş kesimlerinin, bu tür sistemler yüzünden sesini duyuramadığını ve seçici kurulun kararlarının toplumu daha da bölme potansiyeli taşıdığını dile getirebilirler.

Seçici Kurulun Zayıf Yönleri: Demokrasi mi, Temsil Mi?

Seçici Kurul sisteminin en büyük eleştirilen yanlarından biri, aslında demokrasiyi zayıflatmasıdır. Çünkü bu sistem, her bireyin oyunun eşit bir şekilde temsil edilmesini engeller. Bir kişinin oyunun etkisi, yaşadığı eyalete ve o eyaletin seçici kurulda sahip olduğu ağırlığa göre değişir. Yani bir kişi, Kaliforniya gibi büyük bir eyalette yaşadığında, oyunun daha az değeri olabilirken, Wyoming gibi daha küçük bir eyalette yaşayan birinin oyu, daha fazla anlam taşıyabilir. Bu, demokrasinin temel ilkeleriyle çelişiyor.

Bir diğer eleştiri de, sistemin çoğu zaman küçük bir grup seçici kurulu üyesinin, büyük bir devletin halkının iradesini geçersiz kılabilmesidir. Popüler oyda kazanan biri, seçici kurulda kaybedebilir. Bu, gerçekten demokratik bir seçim sistemi ile ne kadar örtüşüyor?

Ayrıca, seçici kurulda oy kullanan kişilerin, halkın genel eğilimlerine uymadığı zamanlar da oluyor. Sonuçta, halkın düşüncesinin "yine de" önemsenmesi gereken bir dönemde, bu kadar büyük bir temsiliyet boşluğunun yaratılması, çok tehlikeli bir zayıflık olabilir. Bu, demokrasinin ta kendisini baltalar.

Bu Sistem Nasıl Değiştirilebilir? Gerçekten Değiştirilmeli mi?

Şimdi geliyoruz, can alıcı soruya: Bu sistemi değiştirmek gerekmez mi? Neden halkın iradesi, doğrudan başkan seçiminde belirleyici olmasın? Çoğu insan bu konuda reform istese de, seçici kurulun değiştirilmesi çok kolay bir iş değil. ABD Anayasası’nın değiştirilmesi gerekecek ki bu da başkanlık seçimleriyle ilgili büyük bir değişim demek. Hangi politikacının bu riski göze alabileceği şüpheli. Ancak sistemin adaletsiz olduğu gerçeği ortada.

Tabii, erkeklerin genellikle daha çözüm odaklı bakış açılarıyla, “Sistemi tamamen değiştirmek yerine, daha sağlıklı bir reform yapabiliriz” gibi bir yaklaşım benimsemesi ihtimali var. Kadınlar ise, sosyal eşitsizliği vurgulayarak, "Her birey eşit olmalı ve herkesin oyunun değeri aynı olmalı!" diyebilirler.

Siz Ne Düşünüyorsunuz? Seçici Kurul Sistemi Hala Geçerli mi?

Şimdi, forumda sizlere soruyorum: Seçici Kurul sistemi, gerçekten demokratik bir seçim mi sunuyor yoksa bu sadece bir siyasi strateji mi? Popüler oy ile seçilen başkan, bu kadar haksızlıkla karşı karşıya kalabilir mi? Eğer bu sistem değişmeli diyorsanız, nasıl bir çözüm önerirsiniz?

Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Herkesin sesinin duyulması için bu sistem değişmeli mi, yoksa değişmemeli mi? Haydi, forumu sallayalım!