Kadere inanmayana ne denir ?

Aylin

New member
Kadere İnançsız Olanlara Ne Denir? Bir Felsefi Komedi!

Herkese selam forumdaşlar! Bugün size çok derin bir soru sormak istiyorum: Kadere inanmayanlara ne denir? Hani şu, hayatın her anında "Ben kendi kaderimi çizerim!" diyen, bir bakıma evrende süper kahraman olmaya çalışan ama bir türlü nehrin karşısına geçemeyen (çünkü taşlar kayıyor) insanları var ya, işte onlardan bahsediyorum. 😅

Kaderi inkar eden, her şeyin kendi kontrolünde olduğunu savunan bu insanlara “kadere inanmayan” diyebilir miyiz? Veya başka bir şey denmeli mi? Belki de "Yokuşu çıktıkça, rüzgarı kesmeye çalışanlar" demeliyiz. Gerçekten de bu insanlar hayatın en zor yollarında bile “Allah’tan kaderimi değiştirdim!” diyerek ilerlemeye çalışıyorlar. Ama bir an için kendimize şu soruyu sormayı unutmayalım: "Kader gerçekten var mı, yok mu?"

Hadi, biraz gülerek tartışalım, hem gülelim hem de kadere olan bakış açımızı bir kez daha gözden geçirelim! 😄

Kadere İnanmayanlara Ne Denir? Stratejik Bakış Açısı ve Düşünce Çeşitleri!

Erkekler genellikle çözüm odaklıdır, değil mi? Yani, kadere inanmayan bir erkeğe sorduğunuzda, hemen bir strateji geliştirmeye başlar: “Hayatım, ben yaparım!” “Kendi yolumu çizerim!” diyerek her türlü zorluğu aşmak için planlar yapmaya başlarlar. Zihinsel olarak hazırlıklıdırlar, her şey strateji ve plan*dadır. Ancak bu stratejiler, *evrenin ya da kaderin sizi zor durumda bırakacağı gerçeğini göz ardı eder. Bir erkek, örneğin, "Bir iş bulacağım!" deyip bir anda iş ilanına başvurur, CV’sini gönderir ve ilk görüşmeye girer. Ama sonrasında kadere karşı stratejilerinin ne kadar geçerli olduğu konusunda belirsizlikler ortaya çıkar. Çünkü, o iş ilanının gerçekten “onun için mi” olduğunu bilemeyiz! 😅

Erkekler bu noktada bazen kader*i "ayrıntılar" olarak görür. "Bana ne kaderden ya!" diye bağırarak, sıkı sıkı bir şekilde çalışmaya* ve plan yapmaya devam ederler. Tabii bu yaklaşım bazen hayatı kolaylaştırsa da, gerçekte bir şeyin ne olacağını önceden tahmin etmek oldukça zordur, değil mi?

Kadere İnanmayanlara "Gerçekçi" Denir Mi? Kadınların Empatik Bakış Açısı!

Şimdi gelelim kadınların empatik bakış açısına! Kadere inanmayan bir kadına yaklaşırsak, o kadar da "kendi kaderini yaratırım!" tavrı görmek zor olabilir. Kadınlar, genellikle empatik ve ilişki odaklı bir bakış açısıyla dünyayı daha duygusal ve bütünsel bir şekilde ele alırlar. Kadere inanmayan bir kadın, kaderi yok saymak yerine, bunu bir zorluk olarak görür. “Neden hayat böyle?” diye sorar, “Ama yeri geldiğinde, işte en güzel sonucu elde ederim” diye düşünür. Eğer biri kadınsa ve kaderi reddediyorsa, belki de sadece hayatın zorlukları karşısında biraz daha çabayı ön planda tutuyordur.

Kadınlar için hayat, plan yapmanın ötesinde, duygusal dengeyi bulmakla ilgilidir. Hani o kadına söyleseniz ki, “Kaderin seni bugün neyle karşılaştıracak?” diye, o da size der ki: “Bilmiyorum, ama aşk ve merhamet*le karşılaşacağım!” 😄 Kaderin sadece bir *tesadüf olduğunu ya da ona sadece “tamamen kontrol edemeyeceğimiz bir şey” diyemezsiniz. Kadınlar genellikle özgürlüğü ve kendiliği bulmak için çok daha ilişkisel bir bakış açısıyla yaklaşırlar. Onlar için "bunu ben yaparım" demek, biraz daha insana, ilişkiye ve kalbe dayalı bir şeydir.

Kadere İnananlar, Kadere İnanmayanlar ve Aralarındaki Fark!

Peki, ya biz? Bizim için kadere inanmak, hayatı teslimiyetle karşılamak mı? Yoksa kadere inanmamak, kararlarımızla dünyayı şekillendirmek mi? İşte burada çok güzel bir detay ortaya çıkıyor: İnanmak ya da inanmamak, sadece bir bakış açısı meselesi değil, aynı zamanda güven meselesidir. Kadere inananlar, aslında daha rahat bir şekilde akışa bırakırlar. Her şeyin bir amacı olduğuna inanarak, bir şekilde kalbinin rehberliğini takip ederler. Eğer bir şey yanlış giderse, “Bunda hayrım var” diye düşünürler. Kadere inanmayanlar ise pratik, daha kontrollü yaklaşarak her şeyi kendi başlarına çözmeye çalışırlar. “Kader mi? Benim planlarım yeter!” derler.

Ama hayatın en büyük gizemi belki de şudur: Kontrol ettiğimiz her şey, aslında kontrol edebileceğimiz şeylerin çok küçük bir kısmıdır. Hani derler ya, “Hayat sana limon verirse, limonata yap” diye. Kaderin seninle ne yapacağına dair hiçbir fikrin yok ama başına gelen her şeyin altında bir anlam olduğunu düşündüğün zaman, işte bu, gerçek bir teslimiyet demektir.

Provokatif Bir Soru: Kadere İnanmayanların “Hayat Planı” Ne Kadar Geçerli?

Şimdi, sevgili forumdaşlar, bu yazıyı yazarken düşündüm ki, kadere inanmayanlar gerçekten kendi hayatlarını ne kadar kontrol edebilir? Yani, "kendi kaderimi çizerim" diyen birinin kaderi ne kadar onun kontrolünde olabilir? Hadi bakalım, cevaplarınızı bekliyorum. Ya siz, kadere inanıyor musunuz yoksa her şeyin kontrolü bizim elimizde mi? 😁

Hadi tartışalım, yorumlarınızı yazın, bu konuyu çok eğlenceli hale getirebiliriz!